Ara
  • Ebru Keser Kayrak

Sadeleşin! İş ve yaşam kaliteniz artsın


Çok iddialı bir başlıkla, uzun zamandır yazmak istediğim bir konudan bahsetmek istiyorum.

Hayatımızın olağan akışında günlük telaşlarımız büyük rol oynuyor. Yaptıklarımız, yapamadıklarımız ve yapmak istediklerimiz için sayısız detay ile uğraşıyoruz. Bu detaylardan bazıları aslında gereksiz olan ve zamanımızı boş yere harcadığımız konular.

Hiç düşündünüz mü, şu an uğraştığınız işlerin detaylarının mesela %30 unu yapmak zorunda kalmasaydınız kafanız daha rahat etmez miydi? Elinize fazladan kalan %30 zamanda neler yapabilirdiniz mesela? Kafanızdaki yapılacak işler listesinde olan işler biraz sadeleşse hayatınızda biraz daha az karmaşa, biraz daha az stres ve bir şeylere yetişme telaşı olmaması hayat kalitenizde bir artışa sebep olmaz mıydı?


İki profil ile yaşam kalitesi farkını örneklendirmek istiyorum. 1. örneğimizde Ayşe'nin iş yerinde bir günü hep yoğun geçiyor. Nasıl geçmesin ki yöneticisi bir sürü işi yine ondan bekliyor. Elindekiler bitmeden yeni gelen işler daha acil dendiği için onlara bakmaya başlıyor. O da nesi yan departmanın müdürü ondan bir rapor hazırlamasını rica etti ve gerekli detayları masaya bıraktı. Aklı da bir yandan yan sekmede açık tuttuğu yıllık izinde gitmeyi planladığı otelde. Telaşlandıkça her şey birbirine girdi bir de telefonu çalmasın mı bir arkadaşı akşama bir etkinliğe gelip gelmeyeceğini soruyor. Aslında gitmek istiyordu uzun zamandır işten kafasını kaldıramamıştı ama bu akşam da mesaiye kalması gerekecek gibiydi. Laf lafı açtı ve konuşmaya daldı bir yandan az önce masaya koyduğu kağıdı arıyordu ama masa o kadar dağınıktı ki bir şey bulmak ne mümkün! Tüm günü bu koşturmaca ile geçen Ayşe'yi eve gidince de yapılacak işler bekliyordu. Günün bitiminde o da bitmiş bir şekilde yatıyordu ancak bu sefer de yorgunluktan uyuyamıyordu. Ayşe'nin günlük yaşam kalitesi tahmin ettiğiniz üzere yeterince düşük. 2. örnekte Ayşe yaşam kalitesini arttırmak için neler yapabilirdi ona bakalım. Ayşe yine iş yerinde yoğun bir tempoyla çalışıyor ancak günlük yapılacak işlerinin sabah geldiğinde bir listesini yaptığı ve bunları acil ve önemli sınıflandırmasına göre ayırdığı için temposunu yönetebiliyordu. Bir işle uğraşırken zamanı etkin kullanmak adına gelen telefonlarla görüşmeyi kısaca sonlandırıyor daha sonra o kişilere dönüş yapacağını söylüyordu. Masasında elinin altında olmasını istediği evrakları sağ tarafta bekletiyor, ihtiyacı olmayan hiç bir şeyi masasında tutmuyor, çöpleri mutlaka ortamdan kaldırıyor, müsvedde kağıtları bir araya getirip zımbalayıp kullanıyordu böylece masasında dikkatini dağıtacak etkenleri azaltıyordu. Bir işe başlamadan önce o iş için neler gerekli kimlerle konuşması gerekli kısaca bir yol haritası çiziyor böylece gereksiz konuşmalardan gereksiz danışmalarla bilgi kirliliğinden kendini koruyordu. Zamanı etkin planladığı ve işleri kategorize ettiği için akşamları vaktinde çıkıyor ve sosyal hayatına da vakit ayırabiliyordu. Evde de fonksiyonel mobilyaları olduğu ve az eşya kullandığı için evi de daha az dağılıyor ve zamanı kendine kalıyordu. Daha az yorulduğu için de daha kaliteli bir uyku çekiyordu. Bu iki örnekten yola çıkarsak en temel farklarının birinin sürekli bir şeylere karar vermek zorunda kalıp, iş yetiştirme telaşı yaşaması olduğunu söyleyebiliriz. Karar vermenin neresi yorucu diyecek olursak;


Karar verme yorgunluğu (decision fatigue)


Bireyin gün içinde karar verme süreci uzadıkça ve kararların sayısı arttıkça verilen kararın kalitesinin düştüğünü ifade eden bir psikoloji deyimidir. Belirli bir zaman dilimi içerisinde aldığımız kararların sayısı arttıkça kalitenin ve tutarlılığın düştüğünü savunuyor. İrade kabiliyetimizin (willpower) sınırlı olduğu ve tükenebildiğini gösteren çalışmalar bu kavramın son yıllarda popüler olmasına ve daha çok araştırılmasına sebep oldu.

Karar verme yorgunluğuna düşmeden masamızda ve aklımızda gün içinde biriken yığınla işi etkin şekilde yapabilmek gerçekten zor bir iş. Ancak imkansız değil. Bunun için iyi bir plana ve yaptığınız işe bütünsel açıdan bakabilmeye ihtiyacınız var.

İşleri kategorize edin,

İşleri tanımlayın,

İşleri önceliklendirin,


Böylece özellikle zamanınızın büyük bir kısmını geçirdiğiniz iş yerinizde sadeleşerek daha kaliteli bir iş yapış tarzına dolayısıyla da iş yaşantısına sahip olabilirsiniz.

Sadelikli günler dilerim.


Ebru Keser Kayrak

2 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör